Damar Dikiş Teknikleri
Damarlar kesildiğinde veya yaralandığında, cerrahlar onları onarmak için dikiş tekniklerine başvurmak zorundadır. Başarılı bir dikiş işlemi, damarın tıkanmadan ve normal kan akışını sürdürecek şekilde çalışmasına bağlıdır. Yamanouchi, çalışmasında o dönemde kullanılan üç temel damar dikiş tekniğinin etkinliğini karşılaştırmıştır:
-
Murphy Yöntemi (1897): John Benjamin Murphy (1857-1916) tarafından geliştirilen bu teknik, "İç İçe Geçirme Tekniği" olarak bilinir. Damarın bir ucu, diğerinin içine geçirilerek dikilir. Ancak, damar yüzeyindeki pürüzlülük nedeniyle pıhtı oluşumu riski yüksektir.
-
Payr Yöntemi (1900): Erwin Payr (1871-1946) tarafından tasarlanan bu yöntemde, "Protez Destekli Teknik" kullanılır. Damar uçlarına metal tüpler takılarak dikişler gerçekleştirilir. Fakat, metal malzeme nedeniyle enfeksiyon riski oldukça fazladır.
-
Carrel-Stich Yöntemi (1902): Alexis Carrel (1873-1944) tarafından geliştirilen bu üçgenleme teknikte, damar uçları üç eşit noktadan sabitlenir ve 3 eşit aralıklı kilit dikişi atılır (saat 12-4-8 yönleri gibi). Bu yöntem, damarın pürüzsüz bir şekilde birleşmesini sağladığı için en başarılı tekniklerden biridir. Carrel, bu tekniği bir nakışçıdan öğrenmiş ve çalışmalarına dahil etmiştir.
Sonuç olarak Yamanouchi karşılaştırmalarında, Carrel-Stich tekniğinin Murphy yöntemine göre %42 daha düşük tıkanma oranına sahip olduğu, Payr yöntemine kıyasla ise %67 daha yüksek başarı oranı gösterdiğini ortaya koymuştur.
Yamanouchi’nin çalışmaları, sadece teknik karşılaştırmalarla sınırlı kalmamış, aynı zamanda damar cerrahisinde uygulanan damar nakli türlerini de detaylı bir şekilde incelemiştir:
-
Otoplastik Nakiller: Hastanın kendi damarının vücudundaki başka bir bölgeye nakledilmesi. Bu yöntem, en başarılı sonuçların elde edildiği nakil türüdür. Yunanca "oto" (kendisi) ve "plastik" (şekillendirmek) kelimelerinden türemiştir.
-
Homoplastik Nakiller: Aynı türden bir bireyden alınan damar nakledildiğinde, zamanla dejenerasyona uğrayarak vücut tarafından yıkıldığı ve yerini bağ dokusunun aldığı gözlemlenmiştir. "Homoplastik" terimi, Yunanca "homo" (aynı) ve "plastik" kelimelerinden türemiştir.
-
Heteroplastik Nakiller: Farklı türden bir canlıdan alınan damarların nakli (örneğin, kedi aortasının bir köpeğe nakledilmesi) "heteroplastik nakil" olarak adlandırılır. Bu nakil türü, yüksek reddedilme oranı nedeniyle en az başarılı nakil türü olarak değerlendirilmiştir. Yunanca "hetero" (farklı) ve "plastik" kelimelerinden türemiştir.
Sonuç olarak, otoplastik nakillerin en başarılı yöntem olduğu ortaya konmuş, homoplastik ve heteroplastik nakillerde ise nakledilen damarların zamanla dejenerasyona uğradığı belirlenmiştir. Ayrıca, damar nakillerinde enfeksiyon, tromboz ve anevrizma gibi komplikasyonların ciddi riskler oluşturduğu vurgulanmıştır.